"...Pandora'nın kutusu açılıp, Zeus'un içinde sakladığı bütün kötülükler dünyaya saçıldığı zaman, orda sın bir kötülük kaldığından kimsenin haberi olmamıştı:Ümit. O zamandan beri insanlar yanlışlıkla kutuyu ve içindeki ümidi iyi şans olarak yorumladı. Fakat Zeus'un arzusunun, insanların kendilerini işkenceye teslim etmeleri olduğunu unuttuk. Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır." (Sf.90)
"-Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu ya da kardeşliğimizi hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür; bizi ayıran küçük bir köprü vardır,hepsi o kadar. Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam: 'bu köprüyü geçip bana gelir misin?' İşte o anda artık bunu istemeiveririsin; sorumu tekrarlarsam öylece suskun kalırsın. O andan itibaren aramıza daplar girer; bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar bitiverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız. Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde, sözcüklere sımayacak kadar büyüyüverir gözünde;ytkunur ve şaşar kalırsın.
-...o anda karşıdaki kişi, o kişinin zaten yapmayı düşündüğü şeyi yapmaya davet ediyor. O zaman birinci adam adım atamıyor; çünkü artık yapacağı şey, diğerine boyun eğmek gibi geliyor, belli ki yakınlaşma yolunu engelleyen şey, güç." (Sf. 110)
"Araştırma ve bilim, önce inançsızlıkla başlar. Ancak inançsızlık başlı başına strestir. Yalnızca güçlüler buna dayanabilir. Bir düşünürün sorması gereken asıl soru nedir biliyor musunuz?... Asıl soru şudur:Gerçeğin ne kadarına dayanabilirim?"(Sf. 127)
"Size önce yürümesini öğretmek zorundayım ve yürümeyi öğrenmenin ilk adımı, kendi kerallarına uymayan insanın başkaları tarafından yönetilmek zorunda kalacağını anlamaktır. Başkalarının kurallarına uymak, insanın kendisini yönetmesinden çok, hem de çok daha kolaydır."(Sf. 221)
"...hakikatin peşindeki insanlar iç huzurundan feragat edip yaşamlarını bu sorguya adamak zorundadırlar."(Sf. 222)
"Kimler daha emniyette, kimler daha rahat, kimler sonsuza dek mutludur? Ben size cevabını söyleyeyim: Yalnızca sığ zihinli olanlar, yani sıradan insanlar ve çocuklar!"(Sf.224)
"Tanrıya şükür Tanrının ölmüş olması demek, varolmanın amacı olmadığını göstermez! Ölümün geliyor olması, yaşamın değerli olmadığı nalamına gelmez."(Sf. 237)
"Dediğiniz gibi bunun, insanların varlığı ya da yokluğuyla ilgisi yok, üstelik yalnızlığımı elimden aldıkları halde gerçekten eşlik etmeyenlerden de nefret ederim."(Sf. 281)
"Benim düşlediğim aşk iki insanın birbirini sahiplenme çabasından çok daha ötebir şey."(Sf. 299)
"Uzun zaman önce, Josef, kötü şöhretle baş etmenin vicdan azabıyla baş etmekten daha kolay olduğunu ögrendim."(Sf. 302)
"Yaşarken yaşayın! İnsan yaşamını tamamlayıp öldüğü zaman ölüm, taşıdığı dehşeti yitirir! İnsan doğru zamanda yaşamazsa, asla doğru zamanda ölemez!"(Sf. 304)
"Acı çeken dostuna dinlenmesi için yer göster, ama dikkat et, yatak sert olsun."(Sf. 362)
Aklım Erdikçe Yaşam Üzerine: Dayler Dayler Viran Dayler
-
Dayler dayler viran dayler…
Ah yüzüm güler kalbim ayler…
derken geniş söylenir ‘e’ler Rumeli ağzında. Sadece bu türküde mi sanki?
Yoo her ‘e’ “abe kızanım”...
19 yıl önce