Yazabilirsem eğer...

Yıllardır yıllardır diyorum ki kendime, yazabilsem eğer... Dile getirebilsem düşündüklerimi kaygısızca... Onları herkes okusa ama ben yine de kaygısızca yazsam, içimden düşündüğüm gibi söylesem her şeyi... Olmuyormuş. Yine de denemeye devam ediyorum.

24 Şubat 2009 Salı

değişim

...küçük şeyler bir bütünü oluşturur.
içerideyken dışarıdan görememek ne acı.

iletişim kuramıorm. sorun tek taraflı olamaz. yani evet sorunlar kişilere ait olabilir ama onları iki kişi arasında sorun haline getiren karşılıklı anlayışsızlık

peki mantıksız seyler yapmaya ya da mantıksız dusunmeye hakkımız yok mu? durup birbirimizin mantıksızlıklarına bakmaya çalışsak, daha yakınlaşamaz mıyız birbirimize?

her şeyden ve herkesten bu kadar uzaklarda olmak?

9 Şubat 2009 Pazartesi

Trafik Günlükleri -1- the questions

(project step 1- definition of the problem)

Ankaralı olarak, en büyük işkencelerimizden birisi ulaşım değil mi?
yetersiz kamu ulaştırması
özel araba vs benzin fiyatları
otobüsler ve durumları
trafiğin durumu: şerit ihlali, şehir içi hız ihlali, yol üzerinde sürekli inşaat olması, ışıklandırma, park yerleri, paralı park yerleri ve fiyatları, park yeri mafyası, kırmızı ışık ihlalleri,

trafik ihlalleriyle başa çıkabilcek kadar polis memuru yok mu?
cezalar yeterince ağır değil mi?
yollar gerçekten hız sınırları düşünülerek mi yapılıyor?
Ankara gibi şehrin içinden sehirler arası bir yolun geçtiği başka bir şehir var mı?
Dönüşlerde ben mi çok korkuyorum diğer şeride gecmekten, insanalr kötü kullandıkları için mi dönüşlerde birbirlerinin şeritlerine geçiyorlar? hızlı kullandıkları için mi? yoksa yol yaparken basit kurallara uyulmadığı için mi?
şehirdeki ulaştırma politikası nasil? ne kadar uygulanıyor?
metronun asıl bitmeme sebebi ne?