Yazabilirsem eğer...

Yıllardır yıllardır diyorum ki kendime, yazabilsem eğer... Dile getirebilsem düşündüklerimi kaygısızca... Onları herkes okusa ama ben yine de kaygısızca yazsam, içimden düşündüğüm gibi söylesem her şeyi... Olmuyormuş. Yine de denemeye devam ediyorum.

25 Aralık 2008 Perşembe

babam ve çetesi

Nefret ediyorum evimden. Bunun nedeni bu evde döngü içerisinde olan saçma sapan olaylar ve o döngüde sarfedilen gerizekalılık fışkıran sözcükler.

Koca Hatun: Babanne
Babam ve onun ailesi... Her bir kaç ayda bir hayatı boyunca 6 çocuk doğurmaktan başka bir şey yapmamış babannem bize geliyor. Onun burada bir odası var,o odada takılıyor genellikle. Odada olmadığı zamanlarda salonda camın kenarında pinekliyor, aslında duymıyor bile olabileceği televizyonu izliyor. Anladığından da şüpheliyim. Beyninin içerisinde döndürebileceği bir fikri olduğundan da şüpheliyim zaten. Okumayı da bilmiyor... Ne garip. Okumayı bilmeyen birisi. Nasil okuma bilmez insan? Tamam köyde doğmuş, büyümüş, okutulmamış, öğrenememiş. Benim anlamadığım kısım, bir yaşından sonra Ankara’ya taşınmış ondan sonra da Antalya’ya. Şehir merkezinde oturmuş, dedem hep gazete okur. Televizyon var. Ne yapmış bu kadın? Nasıl olur da etraf o kadar kaynağa bulanmışken bu kadın hiç bir kelime bile okuyamaz? Sayıları biliyor ama! Saate bakabildiğini hatırlıyorum. Onu tanımış olduğum andan beri içinde yaşam olduğundan şüpheli olduğum birinci kişi... Babannem... O bir sülük. Annemden günde 3 kere ve her gün olmak üzere farklı yemek bekler. Bu bekleyişlerine babam ve amcam da katılır. Babam ile amcam ayrı hikayeler.

Amman Reis: Baba
Babam? Ben bile bilmiyorum. Sabah erkenden uyanır, yedi civarında falan. Çayı koyar, televizyonu açar: Haber programı izler. Sonra evdeki herkesin odasını sıradan dolaşır. Sanki içinde büyük bir hırs varmış gibi. O uyanıkken , biz uyuyoruz. Bunu küçükken daha çok yapardı. Şimdileri ben zaten uyanmak zorundayım sabahları. Ama ya annem? Annem emekli ve çalışmıyor. Kurslara falan gidiyor, yapmaya çalıştığı ama yapamadığı kendi işi var: Amway. Ama yapabileceği çok şey yok zaten. Hayatını yiyoruz biz mahlukatlar. Konumuz da annem değil zaten. Babam ve çetesi! Babam her sabah annemin başına ekşir. Sanki annem uyanmak zorunda sabahın köründe. "Filiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiz! Kalkhh!" Söyleyiş şekli bile beyin hücrelerinizin bazılarının intiharına yol açabilir gerçekten! Biraz da olsa babamın üzerinde tek yaptırımı olan benim sanırım. Beni artık uyandırırken saati söyleyerek uyandırıyor. Ona bir keresinde böyle yapmasını, benim için daha etkili olacağını söylediğimi hatırlıyorum.
// Paranın konusunu yapar. Hep para verir bize ama heralde hayatı boyunca verdiği için artık bıkmış bizden. Bir de sevgisizlik var arada tabi ki. Yani babam olmasa suratına bakmam ki ben onun. Zaten konuşmayan, dinlemeyi hiç bilmeyen ve size saygı duyduğunu bir an bile göstermeden bütün işlerinize karışan birini nasil kedinize yakın tutmak isteyebilirsiniz ki? Evet ayrıca, benim babam hayatı boyunca sadece para verdi ailesine. Daha beterleri de vardır tahminimce ama inanın ki bu bile yeterince kötü hissettiriyor.

21 Aralık 2008 Pazar

Target Group: 1- People living in the urban cities 2- People living in less urbanized areas
Aim:To create awareness and understanding of urban space, clear the idea of a living space in regular citizens mind who are not egaged to city/urban planning profession.

Objective:

Understand what are the factors affecting livability of a city? Which ones do we have? Which ones do we need?

Needs of a community in the urban space to sustain a happy living.

To create undersanding on what is urban decay? How do we cause it? How canwe change the current situation of cities as citizens living in that area.

What are the actions that can be taken easily by the citizens? (Less time consuming, more effective and impact creating innovative ideas)

Understand what is our need of technology,infrasturcture, environment and social spaces in the cities.

Concrete Objectives:

Create a personal aciton plan at the end, for the degree of civic engagement you will take.

Create posters, plays etc. for the visibility of the importance of plannig of cities.

Şehirimiz için hepberaber
Şehir yapısının öneminin basit vatandaşlar tarafından anlaşılması.
Mekanizmaların görünür kılınması
Dünyadan şehir örnekleri.

15 Aralık 2008 Pazartesi

güzsüzlük ve korkaklık

Tutucu olduğumu düşünüyorum. Kendime karşı tutucuyum. Asıl düşündüklerimi içimden sadece kendime söylüyorum.
kendime karşı bile açık değilim.
Düşündüklerini açıkça söyle. Düşündüklerin sensin.
Kendimi neden baskılıyorum bilmiyorum. Kendimi neden baskılıyorum?
İnsanlar neden beni baskılıyorlar?
Onlar dama mı güçlüler?
Ben ndeen güçsüzüm? Güçsüz müyüm ya da?

Gözlerini gerçek dünyaya kapamış bir aptal mıyım?
Gerçekler hakkında varsayımlarla mı yaşıyorum?
O varsayımlar gerçek mi?

türk toplumunun düşünce yapısı ne?