Yazabilirsem eğer...

Yıllardır yıllardır diyorum ki kendime, yazabilsem eğer... Dile getirebilsem düşündüklerimi kaygısızca... Onları herkes okusa ama ben yine de kaygısızca yazsam, içimden düşündüğüm gibi söylesem her şeyi... Olmuyormuş. Yine de denemeye devam ediyorum.

11 Ağustos 2009 Salı

Gecenin Ortası

Huaaa uykusuz bir gececik daha... Sakin olan bu gecelerde ancak kendi düşüncelerim kendime duyulur hale gelebiliyor. Onları duyabilmek için de yeterince uyanık kalabilmiş olmak, yeterince sakin olmak-huzurlu demiyorum-, yeterince de rahatsız olmak gerekiyor.(Evet, öyle şey olur, bal gibi...)

Son zamanlarda hep bi farkına ve farkıma varıyorum. Bütün hayatım fark varmalarıyla geçior zaten. Ben bunu seviyorum. -galiba, benim sözüm ama galiba yok bu sefer. ben bunun seviyorum o kadar-

Milnyonlarca yapacak şeyin, uçsuz bucaksız sanal dünyanın ve ona göre biraz daha uzu ve bucagı olabilen gerçek dünyanın - coğrafi kısıtlarmalar!!!- içerisinde kaybolmaktan kurtulabilinen tek zaman gecenin tam da ortası. O ortaya gelebilince, dünya çok farklı. Bagımlılık yaratan da bu. Kuralları ve sistemleri yaratanların o aptallıklarının bir miktar durduğu ve sistemin olmadıgı o zaman akmakta o ortada.

Ben neden bu kadar kin doluyum bu sistem dediğim ama içini sadece düşüncelerimle doldurabildiğim, tanımlamakta zorluk çekmek bi yana, tanımlamaya kalkışmadığım şeye karşı? Gün boyunca şunu mu yapsam bunu mu yapsam derdirten, aa bunu yaptım gün bitti, aa bunalrı yaptım ama diger her şeyi yapamadım.. e hayatımın gelecek yılında da o kalan digerlerini yapıyım... diye insanların icerisinde kayboldugu yapılacak şeyler bollugu sistemin bi parcasi benim icin.

Uhuuu farkındayım. hic de birbiriyle baglantılı be akıcı dünüceler gibi gozukmuor bütün bunlar. ama öyle... benim kafamda iplikle baglı.

konumuza dönsek. iste bu "yapalımlar" silsilesinin icinde bogulurken, hep bi imdat diyesim var. Bi zengin olsam diyorum, o zaman insanın diger bütün gerizekalılar gibi para kazanmaya odaklanması gerekir gibi.

-çalışması demedim, kısa yoldan köşe olmanın yollarını arastırmak benim kastım. yoksa calisarak bişiler yapılamaz:para bazında. diyorlar ya: parayı calistırmak lazım.... yha bi de işveren olunca bunlara ek olarak enayi köleleri çalıştırmış olabiliosun. ver asgari maaşı. ver 1000lira.. desin. ben 1000 lira kazanıyorum artık 900 deil. Ee sırtından semeri (???) eksik etmemişler tabi. Suç kölede mi? Eh bi bakıma, ama aslında suç muç yok. Enayilik var. Enayiliğin karşısında da "faydalanmac olma" "adam kullanma" "hak yeme" vb fiileri işleyen KODOŞ var :D -satre abi saolsun, ben bu adamalara ne diceimi hiç bilemezdim.-

Konu dışına çok kolay çıkabilen bir insan olduğumu biliyoruz zaten. Kafa saglam deil ondan. Hata var işlemlerde.

Aha babam uyandı. Ne raatsızlık ama deil mi...
Gecenin ortası artık eskisi gibi deil.

Yatalım. Sessizliği dinleyelim.

Sessizliği dinleyemiyoruz TVyi açtı.

Bu ev zor biraz.

Hiç yorum yok: