Neyi yapmamalısın?
Böyle bir limit var mı?
Neydi o? Güçsüzlükler yapılmaması gerekenleri, etikleri yataranlar mıydı? Gerçek hayatta ortak etikler var mı? Kime göre ben bir hatadayım? Doğru olan kimin tanımladığı? Kendi çıkarıma uyan şekilde mi davranmalıyım? Genel geçer kurallar çıkarlarına uymasa, etiklerden ve ahlaktan bahseden bu kişiler onlara sahip çıkmaya devam ederler miydi? Asıl problem sahip olunan değerlerin genel geçer olanlarla uyuşmayıp, başkalarına açıklanamamasından kaynaklanıyor. Açığa vurulamayan değerler, gizlice yaşanmak zorunda... Gizli olan şeylerin de gerçeklikle, üstü-açık olanla koordine edilmesi lazım - ki bu koordine kimsenin ruhuna hissettirmeden olmalı-. Her şeyi zorlaştıran da bu. Bazı şeykerin kapalı kapılar ardında kalması. İfade hakkı, istediğini söyleme hakkı insanların elinden böyle alınıyor olmalı.
Yargılarla... "Böyle olmamalı..." ile başlayan düşünceler ve yorumlar.
"Bu normal değil...", "Bu kabullenilemez!..." ile sonuçlanır.
Limitlerin ve tutsaklıkların başladığı nokta da bu olmalı. Toplum hayatında özgürlükten söz edilemez. Her farklı özgür - AYKIRI- bizi o toplumdan bir adım daha uzaklaştırır.
Parasız pulsuz, evsiz, yersiz, kimsesiz kişi, en özgür olandır. Ama aynı zamanda da hiçbir şeyi...
"KİMSENİN KENDİSİNDEN BAŞKASI, HAYATININ TEORİSYENİ VE TASARIMCISI OLAMAZ"
Aklım Erdikçe Yaşam Üzerine: Dayler Dayler Viran Dayler
-
Dayler dayler viran dayler…
Ah yüzüm güler kalbim ayler…
derken geniş söylenir ‘e’ler Rumeli ağzında. Sadece bu türküde mi sanki?
Yoo her ‘e’ “abe kızanım”...
19 yıl önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder