Ankara'nın bir kere refah bir kent olduğunu düşünemiyorum bile. Ne kadar dolu, tıkışmış ve mahvolmuş şimdilerde... Eski fotoğraflarda, Orta Anadolu'ya özgü binalar ve geniş sokaklar...
Filiz Ali:
"...Yaz aylarında bu sokak faslı hava karardıktan sonra da sürer, gece vakti Karanfil Sokakğın girdili çıktılı arka bahçelerinde oynamanın tadına doyum olmazdı."
"1940'lı yıllarda Ankara Türkiye'nin kalburüstü bürokratları, bilim ve sanat adamlarının toplandığı yeni kurulmakta olan bir kent idi. Gündelik Ankara hayatı Yenişehir'de Karanfil Sokak, Konur Sokak, Selanik Caddesi, Sümer Sokak, Uçak Sokak ve o sıralarda
inşa edilmekte olan Bahçelievler ve Saraçoğlu mahallelerinde geçiyordu."
"Ankara o zamanlar avuç içi kadar bir yer. Yenişehir'in can damarı Atatürk Bulvarı. Bulvarı bir baştan bir başa yürüdünüz mü sağa sola selam vermekten yorulursunuz. Herkes, herkesi tanır. İşte o " herkes", Sakarya Caddesi'ndeki Laz bakkaldan ya da Bulvar'daki Trakya mezecisinden alışveriş yapar; çocukları Pekpak pastanesinin dondurmasına bayılır. Cumartesi günleri Karanfil Sokak'ın tam karşısına düşen Ulus Sinema'da oynayan bir başka Amerikan filmine gidilir, çıkışta da Atlas mağazasından insanın ayaklarını acıtan, topuklarını vuran rugan ayakkabılar alınır..."
Aklım Erdikçe Yaşam Üzerine: Dayler Dayler Viran Dayler
-
Dayler dayler viran dayler…
Ah yüzüm güler kalbim ayler…
derken geniş söylenir ‘e’ler Rumeli ağzında. Sadece bu türküde mi sanki?
Yoo her ‘e’ “abe kızanım”...
19 yıl önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder