Yazabilirsem eğer...

Yıllardır yıllardır diyorum ki kendime, yazabilsem eğer... Dile getirebilsem düşündüklerimi kaygısızca... Onları herkes okusa ama ben yine de kaygısızca yazsam, içimden düşündüğüm gibi söylesem her şeyi... Olmuyormuş. Yine de denemeye devam ediyorum.

1 Ocak 2009 Perşembe

Deneyim?

Deneyimlemek, bir şeyi bilmenin tek yolu. Her şeyi duyabilir,okuyabilir bir insan ama neyin gerçektne ne olduğunu bilmek sadece deneyimleme ile gerçekleşebilir.

Bir kaynağın ne kadar güvenilir olduğunu ne şekilde anlayabiliriz ki? Deneyimlerdikten sonra ancak,bir şeyleri biliyorsak ancak o zaman karşılaştırma yolu ile anlaşılır.

Öğrenmek,bilmek istediklerimiz farklı olaiblir tabi ki de.. Ya da kafamızı karıştıran şeyler.. Keşfetmek istediklerimiz... Bizim sorun ve soru oluşturanlar... Bunların üzerine yürümeye başlayarak, deneyimlemeyi seçeriz.. Ya da bir şeyleri ya da bazı şeyleri tanımaktan, bilmekten, sonuçlarından korkabiliriz. Hepimizin üzerine yürüdüğü şeyler ve denemekten uzak durduklarımız yok mudur? Ama diyorum ki, acaba, hepimizherhangi tehlikeli sonuçlar doğurabilercek bir şeylerin üzerine gidip, onu anlamaya calışmış mıyızdır? Bir şey onu anlamadığımız sürece mi bize zarar verebilir? Anlasak da zarar verebilir değil mi? Ama eğer anlarsak ne şekilde bir zarar gorebileceğimizi biliriz belki de?

Üstüne gitmediğimiz şeyler bizim için başkaları tarafından tabulaştırılmış şeyler de olabilir mi? Bunları açığa çıkarmak kolay mı? Farkında olmak? Nereye yürüyeceğini bilebilmek? Herşeyden emin olarak sağlam adımlar atan insanlar acaba gerçekten de herşeyi ibliyorlar mı? Yoksa o yolda yürüyebilmek için gözlerini kapayıp , sadece her şeyin kendi düşüdükleri gibi olduğunu kabul etmek zorundalar mı? İnanç... İnanca mı sahip olmak zorundalar? İnancımız olmadan bir şeyi deneyebilir miyiz? Yani bu bir risk ama ben bu yolda yürüyeceğim... Yine de kendimize inanmak zorundayız değil mi? Yoksa sonu gelmez bir ikilem içerisinde yaşayabiliriz. İnanç ile karar aynı şeyler mi? Karar verdim, çünkü buna inancım var.. bu dogru olan olmalı.. gibi olmalı değil mi?
Şöyle diyebilir miyiz? Karar verdim. Sonunda çok zarar göreceğim ama karar verdim. O bir karar mıdır? O kararı ne kadar uygulayabiliriz acaba??? Kendimize dahil edemediğimiz bir şeyi, hayatımızda yaşamlayabilir miyiz?
Ya hayatını sadece bir eşyleri kabul etmiş olarak yaşayan insanlar? Onlar ne yapıyorlar? Karar değil. Kabul.

Karmaşık varlıklar olduğumuz doğru. Karmaşık olmasak, benim kafam bu kadar karışık olmazdı değil mi?

Deneyimlemek diyordum ya... Hareketlilik bunun için iyi işte. Aynı meandaki ve kültürdeki insanlar hep aynı hataları yaparlar ve bir süre sonra bütün hatalar ortak olduğu için, hata hata olmaktan çıkar. Kültürlerde anlayamadığımız şeylerin oluşma nedenlerinden biri de budur sanıyorum. Gidebildiğin kadar uzağa git ki, kendindeki eksikleri görebilesin. Ama oraya giderken kendini olabildiğince az götürmeye çalış.

Hiç yorum yok: