Yazabilirsem eğer...

Yıllardır yıllardır diyorum ki kendime, yazabilsem eğer... Dile getirebilsem düşündüklerimi kaygısızca... Onları herkes okusa ama ben yine de kaygısızca yazsam, içimden düşündüğüm gibi söylesem her şeyi... Olmuyormuş. Yine de denemeye devam ediyorum.

21 Eylül 2008 Pazar

E. üzerine

E. ile çok güzel bir ilişkimiz olamadı. Bunun nedeni bendim. Onun hızlıca bana baglanması iticiydi benim için. Ama ona deger vermeme engel değil bu. Biten ilişkimiz, arkadaşlığımızı da bitirdi uzun bir süre boyunca. Ama şimdi yine konuşabiliyoruz. Ayrıca, aramızdaki çekim nasıl olur da hiçbir zaman bitmez? Bunun nedeni hakkında konuştuk ama ben asla emin değilim niye... Ona güveniyorum ve o da benim sorunsuz biri olduğumu düşünüyor.. Sorunsuz muyum? İletişim konusundaki sorunlarımı çözmüş durumdayim çoğunlukla. Ama ya diğerleri? Beni başkalarına yaklaştırmayan içimdekiler?

Bugün onu görmeye gittiğimde, küçük ellerine dokunmak istedim. Hasta gözükmüyordu sadece rahat değilmiş gibiydi. Yüzü oldukça iyi görünüordu. Sesi ve bana göz kırpışı... Bu bakışı seviyorm dedim sadece. Elini tuttum ama sadece ucundan. Çünkü onu incitmekten korktum. "Soğuk" dedim. Onu görmeyi sevdim bugün ve yetmedi bir şekilde. Ama neden bilmiyorum, geçen sefer öylesine kötü oldu. Tekrarlanmaması için nasıl davranılması gerekiyorsa öyle mi davranılmalı yoksa gelişine mi olmalı hayat? Zaten kontrol edilen her alanda kötü giden hayatım, kontrol edilmeyen bu alanda daha kötü giderken, ne yapabilirim ki kendimi bütün bu olayların içerisinde çıkarıp; "oh" diyebilmek için?

Eski ilişkimizden kalma düşünceler ve hisler var içimde. Neden hatırlamıyorum içimde onun güçsüz biri olduğuna dair ve ortama uyduğuna dair bir his var. Neden bilmiyorum onun risklerden hayatı boyunca kaçıp hep sağlam tarafta duracağından eminim ve asla deli birisi olmayacağını düşünüyorum. Beni ondan uzak tutan bunlar belki de sadece benim yansımalarım?
M.I. da olan delilik. Ben bunun gibi bir şey isterdim.
Zaten çok sıkıcıyım ben, manyak bir şey arıyorum.

Hiç yorum yok: