Yazabilirsem eğer...

Yıllardır yıllardır diyorum ki kendime, yazabilsem eğer... Dile getirebilsem düşündüklerimi kaygısızca... Onları herkes okusa ama ben yine de kaygısızca yazsam, içimden düşündüğüm gibi söylesem her şeyi... Olmuyormuş. Yine de denemeye devam ediyorum.

2 Eylül 2008 Salı

Hayatımın Kuklasıyım

Düşünmeye baslanan an bu mudur? Yoksa boyun eğmenin devam ettigi zaman mıdır bu? Bugun gerçekleri duydum. Benim kendime olan özgüvenimi kirip alçaklarda uçmamı istiyor kendi babam. Onun sularından çıkmamdan korkuyor. Neden beni kontrol etmek istiyor? Söylediği gibi benim iyiliğim için mi bu? Onun kriterlerine göre benim iyiliğim için mi bu?

Buğra’nın hayatımdaki etkisini kaldirdığım gibi onunkini de kaldırabilirim. Bunun için tek yapmam gereken onun hayatta iyi yaptığı şeyler ve başarısız olduğu şeyleri yazmam. Onun hayaletinden böylelikle kurtulabilirim ben.

Melih’in de analiz ettiği gibi bilmediği konularda daima konuşan ve fikir beyan eden bir insan sanirim babam. Araba kullanmama karışması, evi asla toplamadığı halde şurası dağınık burası dağınık demesi, notlarım yuüksek olduğu halde onları asla iyi bulmayarak beni onların içinde boğan kişi. İnşaata girmem için ve devam etmem için durmadan konuşan ama daha sonra yapklarını inkar eden. Bana ve aileme şunları söyleyebilen:

-Benim inşaat üzerine çalışmak istemem üzerine, baskı yapmanın ötesine geçerek, olayı tehdit boyutuna ulaştıran: “Ben çekip gidiyorum ne haliniz varsa görürsünüz. “ Bu söylediğiyle bizi parasal olarak tehdit ediyor. Aslında her zaman tek kullanabildiği silahı da bu değil mi?

Hiç yorum yok: